29 Temmuz 2014 Salı

2014 Türkiye Geneli Seçim Sonuçları

Toplum Yasemin Yalçın'ı yanlış anladı

Ünlü oyuncu kocası tarafından sürekli dayak yiyen “Kakılmış” karakteriyle aile içi şiddete 18 yıl önce dikkat çektiğini belirtti.

04 Mart 2012 Pazar 14:08
Toplum Yasemin Yalçın'ı yanlış anladı
Ünlü oyuncu kocası tarafından sürekli dayak yiyen “Kakılmış” karakteriyle aile içi şiddete 18 yıl önce dikkat çektiğini belirtti. Farklı tiplemeleriyle ekran başındakileri kahkaya boğan Yasemin Yalçın ‘Kakılmış’ karakteri sayesinde kadına şiddet konulu seminerlere çağrıldığını belirtti. Kocasından dayak yiyen kadınların her geçen gün sayısının arttığını söyleyen sanatçı, “Toplumdaki Kakılmışlar azalacağına artıyor” dedi. 'Yasemince' isimli televizyon klasiğinde canlandırdığı 'Sürahi Hanım', 'Kakılmış', 'Şuayıp', 'Alican' gibi tiplemelerle milyonları güldüren başarılı oyuncu Yasemin Yalçın'ın komik kadın olmayı sevmediğini biliyor muydunuz? Ünlü tiyatro oyuncusuyla, şimdiki kadınların estetik merakını, günümüzün 'Kakılmış'larını ve sanat hayatını konuştuk. Botokslu yüzler arı sokmuş gibi Siz bir bayan komedyen olarak kimlere gülüyorsunuz? Bana "Sen komedyensin" diyorlar. Hayır ben komedyen değilim. Bu ülkede komedi yaptım sadece. Başka işler yaparak mücadelesini de verdim. Ama benden hep garanti işler istediler. "Yasemince'ler çok iyi" dediler. Tamam reytingler iyi ama bir oyuncu başka şeylerde oynamak ister. Şimdiki gençler daha şanslı. Komedi oynayan daha sonra bir drama da oynayabiliyor. Benim böyle şansım olmadı. -Bu ülkede kadın komedyenlerin sayısı neden az? Bunu açık yüreklilikle söyleyebilirim artık, kadın egosu uzun yıllar çirkin kalmak istemiyor. Bu botoks ve estetik ameliyatlar yüzünden herkes tek tip olmaya başladı. Doğruyu söylemek gerekirse yaşlanmak ayıp oldu artık. Yaşlanmanın nesi ayıp ya? Adamlar yaşlanıyor, kadınlar genç be ağabeyciğim, adamlar sünepe kadınlar gencecik. Hepsinin yüzü arı sokmuş gibi. -Şimdiye kadar oynadığınız o komik tiplemeler arasında hangisinin yeri gönlünüzde çok ayrı? Hepsinin yeri çok ayrı bende. Beğenmediğim hiçbir şeyi oynamam. Küserim işime, yapmam. Yaşamımızın olgunluk dönemi, 40'ı devirdik, tamam. Tiyatroda özellikle, oyunun içinde öyle yerler vardı ki o küçücük anları bile çok severek oynadım. -Yasemince'den sıkıldınız mı? Karakterlerimi çok özlüyorum. Ama strateji olarak yapmak gerekli mi? Hayır, yapmamak lazım. Özlüyorum çok özlüyorum hatta ama yapmamak lazım, tamam bitti artık. CAMİANIN KAZANINDAN UZAKLAŞTIM -Biraz çocukluğunuzdan bahseder misiniz? Ben çok enteresan bir çocuktum.Tozu dumana katan ama büyüklerin yanında ve okulda çok sessiz bir çocuktum. Bir gün annemi öğretmen çağırmış, "Bir derdi mi var Yasemin'in?" demiş. "Yok, onun karakteri öyle" demiş. Kendimi anlatmayı sevmem. Televizyon programlarına çıkmam. Doğalım, bu camianın kazanının dışında oldum ben. Her zaman kenarda durdum. Bir kepçeyle birisi kazanı karıştırıyor ama ben onun hep dışındaydım. -O bahsettiğiniz kazanın dışında durmayı nasıl becerdiniz? Çok zor oldu; sevmedim, istemedim. Biliyorsunuz bu işler de kuralına göre oynanır. Ben yapamam, bin kere de dünyaya gelsem bu kuralları uyamam. Çünkü o zaman kendimin dışına çıkmam lazım. Hayatta senaryomu koltuğumun altına alıp kapı tıklatmadım. Sıcaklığı severim ama maskeyi sevmem. Ne yazık ki o maskeleri çevremde çok görüyorum. KENDİMDEN KORKUYORUM -Çok dostunuz yok; çünkü kendinizi korumaya alıyorsunuz öyle mi? Galiba evet gardımı alıyorum. Bir programa gideceğim, ters bir şey sorulacak sen de cevabını yapıştıracaksın. O yüzden canlı yayından da korkarım. Ben kendimden korkarım aslında. Hep uyumlu biri gibi durdum yıllardır ama çok asiyim. Hırsım vardır ama o kendi kronometremdir. -Sesinizin çok güzel olduğunu duydum, doğru mu bu? Evet, öyledir, sesim çok güzeldir. Suzan Kardeş'in albümünde bir şarkı söyledim. Sözleri geldi, müzik yoktu. 'Taht kurmuşsun Kalbime' adlı şarkıyı söyledim, hem de yarım saat içinde. Şimdi çıplak sesle burada söyleyeyim herkes çok beğenir. Kimse kusura bakmasın şarkı söylemek konusunda iddialıyım. -Albüm teklifi aldınız mı? Bana zamanında albüm teklifi çok geldi. Konservatuara gitmeden önce iki seçeneğim vardı. Talihimi belirleyeceğim dedim. Kalbimden tiyatro geçti. Çok severim şarkı söylemeyi, her tür şarkı söylerim. Mikrofon tutmayı çok severim. -Ata Demirer'in 'Berlin Kaplanı'nı seyrettiniz mi? Hayır, seyretmedim. Ama senaryoyu önceden biliyorum. Eşime de oradan teklif gelmişti. -Eşiniz teklifi neden kabul etmedi? O dönemde ameliyatı vardı. Açıkçası içinde olmayı çok da istemedi. Çok iştahlanmadı. -Ferdi Tayfur o filmin senaryosunun çalıntı olduğunu iddia etti, bu konuda ne diyeceksiniz? Ya ona bakarsanız Recep İvedik karakterinin tiplemesini İlyas'ın oynadığı 'İtilmiş' karakterine benzettiler. Bir gazeteci arkadaş,pijamalarıyla falan aynı olduğunu söyledi. Kalkıp da "Aayy bizden almış" demedim. Gazeteci arkadaş bir kılçık atmıştı. Ata da yetenekli bir kardeşimiz. İnşallah böle bişey yoktur. Biz ne anlatıyoruz onlar ne anlıyor? Eşim İlyas'a o zaman tepkiler çok büyüktü. İlyas, Erol Taş gibi taşlanacak duruma gelmişti. Bir gün İlyas'la dışarıda birlikte yürüyorduk. Adamın teki "Döv aslanım kadını, eline sağlık, bir de benim için vur" dedi, benim yanımda oldu bu olay. Biz ne anlatıyoruz, o insanlar nasıl anlıyor? Kadınlar baba evine geri dönemiyor -Sizin başarıyla canlandırdığınız 'Kakılmış' tiplemesine herkes çok gülüyordu. Kocasından sürekli dayak yiyen ev kadını 'Kakılmış'ı canlandırmaya ne zaman başladınız? 18 yıldır 'Kakılmış' var. -Peki, bu geçen 18 yıl içinde Türkiye'deki 'Kakılmış'ların sayısı azaldı mı yoksa arttı mı? Arttı. Üçüncü sayfa haberlerini okuduğunuzda görürsünüz, kakılmışların sayısı azalacağına arttı. Bir senenin içinde kaç kadın öldü? Bunları daha yeni anlatıyorlar. Oysa geçen senede öldü, ondan evvelki senede öldü. 10 sene öncede öldü. Bundan sonrada ölecek. Ama şimdi haber konusu oluyor. Toplumda çok Kakılmış var. Oyuncu olarak, dayak yiyen bir kadından komedi çıkarmanın zor olduğunu o dönemde bir kez daha anladım. Tepkiler büyüktü, 'İtilmiş' dayak atıyordu, millet çıldırıyordu. - Kakılmış'la topluma doğru mesajı verdiğinizi düşünüyor musunuz? Çorbada tuzum var. Tuz küçüktür ama tadı her şeydir. Bu konuda benden sonra toplantılar yapıldı, ben çok çağırıldım bütün bu toplantılara. "Gideyim de Kadınlar şöyle böyle yapalım" diye bayrak açmadım. Oyuncu olarak bir şeye parmak bastım. Bundan sonrasını siz getirin kardeşim, ben sosyolog değilim. 'Çapkın Şuayip'i oynayarak Türk erkeğini canlandırdım. Çok güzel bir hatıram var. ‘İtilmiş’le eşim çok itici bir adamı oynadı -Siz nelere gülersiniz? Ben kendime gülmem. Neden mi? Kendim oynadığım için. Beğenmediğiniz bir film, bir dizi içinde kimsenin anlamadığı anları yakalar gülerim. Aslında komik bir an değildir ben fark ederim ve ben gülerim. Çok altı çizili şeylere gülmem. -Kocanızın canlandırdığı 'İtilmiş' tiplemesine güler miydiniz? Oynarken gülmüyordum. Ama seyrederken öyle bir şey yapıyordu ki o anlara zaman zaman gülüyordum. Ama o itici bir adamı oynadı. Makus talihi öyleydi. Aslında hiç öyle bir adam değildir. -Nasıl biridir? Ciddidir. Espri yapmayı çok sevmez. -Eşinizle nasıl tanıştınız? Konservatuarda okurken okul arkadaşımdı. Ama o benim çömezimdi. Çünkü o askerliğini yapıp okula gelmişti. Tabii ki benden büyük ama askerlikten sonra geldi ve üniversite okudu. -Evlilik teklifini nasıl aldınız? Benim gibi o da çekingendir. Kenter tiyatrosunda bir oyun çalışıyorduk, onun bulduğu bir oyundu. Tiyatroda oyun çalışırken evlenme teklifi etti. -Büyük kızınız Eylül şimdi ne yapıyor? Eylül bir çocuk oyunu yazdı. Eylül aslında dansçı olarak bilinir. Aslında Kültür Üniversitesi'nin sinema tiyatroculuk bölümünden mezundur. Dansçılığı kendi yeteneğiyle vardır. RÖPORTAJ: Şebnem ÖZCAN-BUGÜN GAZETESİ

    Yorumlar

banner42
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

ARŞİV

banner47

banner45

banner41